|
|

Klasik kemençeyi yapısal olarak diğer sazlardan ayıran en önemli
özelliklerinden biri sadece tek eşiğin kullanılıyor olmasıdır. Klasik
kemençede sadece alt eşik mevcuttur. Teller burgulara bağlandıkları
noktadan itibaren hiçbir yere temas etmeksizin doğruca bu alt eşiğe
oturur. Ve bu eşikle yön değiştirerek kuyruk kısmına bağlanır. Bu
tellerden neva ve yegâh eşit uzunluğa sahiptir. Fakat rast teli bu iki
tele nazaran 4 cm kadar daha uzundur.
Teller arasındaki bu fark, rast teli üzerinde kullanılan pozisyonların
bir perde yukarıda kalmasına neden olur. Eğer ki klasik kemençede teller
burgulara bağlandıktan sonra bir üst eşiğe temas ediyor olsaydı tel
boyları eşitlenmiş olacak ve tüm tellerdeki pozisyonlar aynı seviyeye
getirilmiş olacaktı. Bu konuyu daha sonra ‘Sol el tekniği’ başlığı
altında tekrar ele alacağız.
Şimdi, bir ağaç takozun; sadece içini oymak, tekne, boyun ve kafasına
gereken şekli vermek, kapak, burgu ve tel takmak suretiyle bu kadar
zarif bir sanat şaheseri halini alan ve klasik kemençe denilen bu sazın
her bölümünü tek tek ele alarak inceleyelim.
Tekne
ve sap;
Kemençenin teknesi, sapı ve burguluk kısmı tek parça halinde
kesilmiştir. Eskiden yapılmış olan kemençelerde tekne için abanoz,
pelesenk, kan ağacı, karadut, hint gölü ve ardıç türünde ağaçların
kullanıldığını görmekteyiz. Günümüzde ise ceviz, maun, kelebek hatta
sapella türünden ağaçlardan tekne yapılmaktadır.
Özellikle abanoz, pelesenk ve kan
Teknesi Ahmet Arif,süslemeleri
Vedat Gençtürk tarafından yapılmış klasik kemençe
ağacı oldukça sert ve ağır ağaçlardır.
Teknesi bu ağaçlardan kesilmiş kemençeler ağırca olur. Buna bağlı olarak
ağırca olan bir kemençenin diz üzerinde daha rahat duracağı
düşünülebilir. Fakat şahsi kanım, doğru bir teknikle tutulan kemençe,
ağır yada hafif olduğu farketmeksizin gayet düzgün ve rahat bir şekilde
diz üstünde durdurulabilir.
Ardıç ve karadut ağacından kesilen tekneler diğer cinslere nazaran daha
hafifçedir. Fakat rezonans açısından daha verimli ağaçlardır. Zira tekne
ses üzerinde yüzde kırk kadar yüksek bir etkiye sahiptir.
|
|
 |
Göğüs:
Kemençe için en makbul göğüs servi ağacından yapılmış olanıdır. Gögüsün
uzunluğu 27 cm, en geniş yeri 15 cm.dir. Servi, mezarlık servisi ve
saray servisi olmak üzere iki cinstir. Göğüs için uygun olanı saray
servisidir. Çünkü mezarlık servisine nazaran oldukça yumuşak ve
yağsızdır. Lutiye tarafından işlenmesi kolay, kemençeden çıkardığı ses
son derece güzeldir.
Elbette lutiyelerimiz başka ağaçlardanda göğüs yapmayı denemişlerdir.
Kemençeden yüksek ses elde etmek için çam, ladin ve köknar kullanmışlar,
fakat anladığımız tonda bir kemençe sesini yakalayamamışlardır.
|
|
 |
Klavye;
Sap kısmının ön yüzünde, göğüse kadar olan kısma klavye denir. Tırnaklar
tellere dokunurken parmak uçları bu bölüme bastırılır. Klavye için sapın
üstüne abanoz, gül yada pelesenk gibi ağaçlardan kaplama yapılır. Veya
kaplama yapılmadan direk sapın üstüne gereken şekil verilerekte klavye
olarak kullanılabilir. |
|
 |
Burgular:
Kemençe üç adet burguya sahiptir. Sert ve dayanıklı ağaçlardan yapılan
burgularda özellikle abanoz, pelesenk, maun, tik, şimşir türleri
kullanılmıştır. Baron yapısı kemençelerde fildişi kullanıldığıda
görülmüştür. Burguların uzunluğu 14 cm.dir. Diğer enstrumanlara nazaran
Klasik Kemençe burguları daha uzun ve geniş yapıya sahiptir. Bunun
sebebi kısa ve kalın olan tellerin momentini dengelemenin yanı sıra,
enstrumanın vucuttan uzaklığını yeteri derecede tutmak ve sabitliğini
korumaktır. Rast telinin bağlandığı orta burgu, diğer burgulara göre 1cm
kadar daha kısa tutulursa kemençe göğüse daha rahat yerleştirilir.
Burgunun kemençenin ön yüzünde kalan 2 cm lik kısmında bir delik
bulunur. Bu delik, telin burguya bağlanmasını sağlar.
|
|
  |
Eşik ve can direği;
Kemençe eşiğinin özel bir yapısı vardır. Genellikle kelebek ağacından
yapılır fakat ardıç eşiklerde kullanılmıştır. Eşik iki göğüs deliğinin
üst sınırına 1-1.5 cm mesafede, çıkıntılı bölümü sağ tarafa gelecek
şekilde yerlerştirilir. Eşik yerleştirildikten sonra uygun sesi
yakalayabilmek için çok ufak hareketlerle oynatılabilir. Eşik ayağının
göğüse ve can direğine iyice oturmasına dikkat edilmelidir.
Can direği için kelebek,ardıç ve çam ağaçları kullanılır.5-6 mm çapında
silindir biçimindedir. Direğin alt kısmı tekneye üst kısmı ise eşiğe iyi
oturmalıdır. Bunu sağlamak için eşik ve teknenin eğim açılarına göre can
direğini biçimlendirmek gerekir. Kemençe için eşik ve can direğinin
uyumu çok önemlidir. Çıkan sesin tınısı bu uyuma bağlıdır.
|
|
 |
Telleri;
Klasik Kemençe'de geleneksel olarak kiriş (bağırsak) teller kullanılır.
Bu cins teller tok, hafif hışırtılı gerçek kemençe tonunu sağlayan
tellerdir. Rast ve neva telleri çıplak kiriş, yegah teli ise keman için
üretilen, içi kiriş dışı gümüş sırma sarılı sol telidir. Yegâh ve neva
teli 32 cm, rast teli ise 36 cm uzunluğundadır.
Son yıl larda
kiriş tellerin yerini krome ve amerikan yapımı plastik teller almıştır.
Bu teller, çalınış açısından kiriş tellere nazaran daha rahattır. Fakat
kemençenin kendine özgü tonunu veremez.Özellikle krome teller iyice
metalik ve kulak tırmalayıcı yüksek sesler çıkarmaktadır.
Kemençenin tellerini bağlamak dikkat gerektiren bir meseledir. Teller
uygun uzunlukta kesilir. Öncelikle kuyruk kısmına düğüm atılarak
bağlanır. Atılan düğümün açılmaması için telin ucu açık ateşe tutularak
hafifçe yakılır. Sonra tellerin diğer ucu burgulardaki deliklerden
geçirilir ve bu uçlarıda hafif eteşle yakılır. Yegah teli metal kaplama
olduğu için uçlarını yakmaya lüzum yoktur. Tellerin iki ucu iyice sağlam
bağlandıktan sonra hafifçe gerdirilmeye başlanır. Teller gerilirken eşik
üzerindeki oluklara yerleşmelerine dikkat edilmeli, iyice gerilmeden
önce tellerle eşik arasındaki küçük kauçuk lastikler yerleştirilmelidir.
Bu lastikler tellerden çıkan sesin sertliğini azaltıp daha yumuşak bir
ton elde etmek için kullanılır. Kemençe tellere tırnakla dokunularak
icra edildiği için, tellerin yüksekliği çalan kişinin tırnaklarına göre
ayarlanmalıdır.
Uzun
süre kullanılan tellerde yayın sürtündüğü bölgede reçine birikebilir.
Biriken reçineyi temizlemek için alkolle nemlendirilmiş pamuk
kullanılır. Alkol reçinenin çözücüsü olduğu için telin rahatça
temizlenmesini sağlar.
|
Yay;
Kemençe yayı keman yayından farklıdır. Boyu 57-62 cm arasındadır.
Gül,abanoz, kan ağacı,yılan ağacı, pelesenk ve en ideali keman yayında
kullanılan femnanbuk cinsi ağır ağaçlardan yapılır. Bunda amaç yaya
fazla baskı yapmadan güçlü ses elde etmektir.Yayın uç kısmına burun,
tutulan kısmına topuk denilir. Burun kısmına fildişi yada boynuzdan
yapılan çatal şeklinde bir parça eklenir. Bu parça yay ucundaki kıl
demetinin kaymasını ve dağılmasını engeller.
Yaya at kuyruğundan elde edilen kıllar takılır. Kıllar dekoratif olması
için beyazlaştırılır. Yayın tutulan kısmında bir deri parçası bulunur.
Bu deri parçası yayın rahat kavranmasını ve kılların zarar görmemesini
sağlamaktadır.
Tellerden rahat ses çıkarmasını sağlamak ve sürtünmeyi arttırmak için,
yayın kıllarına çam ağacının özünden yapılan reçine sürülür. Reçineyi
yumuşak hareketlerle kıllara yedirerek sürmek gerekir. Elbette yayı
haddinden fazla reçilenemek yanlıştır. Bu, yayın gıcırtılı ve sert bir
ses vermesine neden olur. Kemençe çalındıkça yay üzerindeki reçine,
tozlar halinde kemençenin göğsüne dökülür. Biriken reçine kuru bir bezle
silinerek temizlenebilir.
|
 |
|
|